SAYGI ASLINDA NEDİR?

Sosyal hayatımızda en kritik kavramlardan biri saygıdır. Saygı kavramı bir cok iliskide krizlere yol açabiliyor. Öyle ki, herkes birbirini kolaylıkla saygısızlıkla suçlayabiliyor. Sorsak belki de bir çok kişi saygının ne olduğunu da bilmiyor.

Şöyle bir düşünürsek kültürümüzde genel anlamda kimlere saygı gosterilir?
* Yaşı ve tecrübesi büyük olanlara
* Makam, mevki, statü sahibi olanlara
* Güç sahibi olanlara
* Belirli bir konuda çok bilgili olanlara

Bu ilişkilerde saygı hiyerarşik bir kavram olarak algılanmakta ve çoğu zaman güçlünün karşısında ezilip büzülme hareketleri ile karakterize edilmektedir. Aslında güçlünün karşısındaki bu tavırlar itaattir, biattır, manipulasyondur.

Bana öyle geliyor ki saygı ile hayranlık birbirine karıştırılmaktadır. Yukarıda olana, güçlü olana karşı hissedilen şey daha çok hayranlıktır.

O halde gerçek anlamda saygı nedir?

Öncelikle belirtmek gerekir ki, saygının referansı güç değil "varoluş"tur. Varlık olmak ve varolmak saygıya değer olmak için yeter sebeptir. Tam da bu noktada saygının sadece insanla ilgili olmayıp tüm evren ve evrendeki varlıklarla ilgili olduğunu söylemek gerekir.

Saygının çekirdek tanımı da "kimsenin kimseye rastgele davranma hakkı yoktur" olarak yapılabilir. Bir anlamda, karşımızdaki kim ve ne olursa olsun ölçü ile ve varoluşsal sınırları dikkate alarak davranma sorumluluğunu hissetmektir. Eşimize, arkadaşımıza, çocuğumuza, öğrencimize, taşa, toprağa, ağaca, suya, havaya, hayvana ve nihayetinde kendimize rastgele davranma hakkımız yoktur. Çünkü varlık bir bütündür ve bizler bu bütünün bir parcasıyız. Unutmayalım ki, diğer parçalar olmasa biz de olmazdık. O halde saygı insanın insana gösterdiği duyarlılıkla sınırlı olmayıp bütün varlığa yönelik olmalıdır.

Saygı bir keyfiyet değil zorunluluktur. Karşımızdakinin varlığı bize ait degildir. Dolayısıyla ona keyfi davranma lüksümüz yoktur. Bir baska deyişle saygısızlık yapma hakkından söz edilemez. Keyfi davranışların temelinde bizim narsisizmimiz vardır.

O halde saygı;
* Başkasının da bizim kadar özgür olduğunu 
* Başkasının da bizim kadar varoluş haklarına sahip olduğunu
* Başkasının da bizden farklı olabileceğini 
* Başkasının da bizim kadar değerli olduğunu

kabul etmek ve bu haklari zedeleyecek davranışlarda bulunmayacagımızı vaadetmektir.

Başkasını kendi gerçekliği içinde kabul etmeyip değiştirmeye çalışmak, herşeye karışıp müdahale etmek, dikte etmek, format atmak, iletişimi başkasını ikna etmek olarak görmek saygısızlığı merkeze koymak demektir.

Sonuç olarak, toplumsal kultürümüzde saygıyı doğru anlamda içsellestiremediğimiz sürece bir cok sorunu çözme şansımız yoktur.

Saygıyı gösteri kültürünün bir parçası olarak değil varoluşumuzun anlamsal dünyasının bir ifadesi olarak algılamak ve yaşamak dileğiyle...

OA
(Paylaşım serbesttir.)