Ego kötü bir şey mi? (Vatan Gazetesi - 14 Ocak 2016)

Ego, kişilik yapımızın en önemli parçalarından biri. Peki çoğu kişiyi eleştirirken kullandığımız ego gerçekten kötü ve zararlı bir şey mi? Çocuklarda henüz 1,5-2 yaşlarından itibaren gelişen ego, bir anlamda kişiliğimizin de dengeleyicisidir.

Kısaca “ben” demek olan ego, günlük dilde çoğu kişiyi eleştirirken kullandığımız sabıkalı bir kavramdır. Ego gerçekten kötü bir şey midir? Ego olmasa ne olurdu? Egonun varlığı bizim için neden önemlidir? Bu sorulara verilecek cevaplar konuyu daha iyi anlamamızı sağlayacaktır.

Kişiliğimizin dengeleyicisi

Ego, kişilik yapımızın en önemli parçalarından biridir. Kişilik dediğimiz yapı birbiriyle ilişkili üç temel   parçadan oluşur diyebiliriz.

- Dürtülerimiz, isteklerimiz ve ihtiyaçlarımız

- Egomuz

- Değerlerimiz, inançlarımız, vicdanımız

Bu üç ana yapıdan ortada yer alan ego, kişiliğimizin dengeleyicisidir. Bir anlamda, dürtülerimiz, isteklerimiz ve ihtiyaçlarımız ile değerlerimiz, inançlarımız ve vicdanımız arasındaki dengeyi egomuza borçluyuz. Bu açıdan   bakıldığında, egonun ruh sağlığımız açısından çok önemli bir yeri olduğu açıktır. Ego, dengeyi sağlayamadığında, huzursuz olur ve geriliriz. Bu gerilim belirli bir düzeyin üstüne çıktığında ise ruhsal yönden sağlığımızı kaybederiz. O nedenle, çocuklarda ego gelişimini kesinlikle gözden kaçırmamak gerekir.

Başarı ve mutluluuğun sırrı

Egonun hayatımızda tartışmasız çok önemli bir yeri ve görevleri vardır. Egonun temel işlevleri şunlardır:

- İsteklerimizle değerlerimiz arasındaki dengeyi kurmak

- Mantıklı ve gerçekçi davranmamızı sağlamak

- İsteklerimizi ve ihtiyaçlarımızın farkına varmamızı sağlamak

- Değerlerimizi, inançlarımızı, kurallarımızı ve sınırlarımızı fark etmemizi sağlamak

- Karar almamızı ve aldığımız kararları uygulamaya koymamızı sağlamak. Bu saydığımız işlevlerini dikkate aldığımızda, egomuza ne kadar iyi davranmamız gerektiğini açıkça görürüz. Sonuçta, hayattaki başarı ve mutluluk büyük ölçüde ego kalitemizden geçer.

Günlük hayatta bilmeden ve rastgele kullandığımız ego kavramı aslında ‘sağlıksız çalışan’ bir egoyu tanımlamaktadır daha çok.

Eğer ego sınırlarımız olması gerektiğinden daha az ya da daha abartılı bir alanı kapsıyorsa, o zaman sağlıklı tepkiler üretemez. Bu da, sosyal ilişkilerimize zarar verir.

1,5-2 yaşlarında gelişiyor

Çocuklarda ego gelişimi 1,5-2 yaşlarından itibaren gelişmeye başlar. Bu yaşlarda çocuklar sıkça “ben” ve “hayır” sözcüklerini kullanırlar.

Olur olmaz herşeye hayır der ve herşeyin kendisine ait olduğunu söyler. Böylece kendi ego sınırlarını test eder ve genişletmeye çalışır.

Bu süreç ergenliğin sonuna kadar inişli çıkışlı olarak devam eder. Yaş ilerledikçe egomuz da daha dengeli ve kararlı hale gelir.

EBEVEYNLERİN DİKKAT ETMESİ GEREKEN NOKTALAR

Çocukların büyüme yolculuğunda, en çok ihtiyaç duydukları şey, kendi egosuyla başı belada olmayan yetişkinlerin destekleridir.

Yetişkinlerin, çocukların ego gelişimini destekleyici nitelikte yapması gerekenlerden bazıları şunlardır:

- Kendi egoları ile çocukların egolarını karşı karşıya getirip onları sürekli yenmeye çalışmamalıdırlar.

- Çocuğun, gerçek problem durumlarıyla karşılaşmasına izin vermelidirler.

- Çocuğun kendisi hakkında düşünmesini sağlamalıdırlar.

- Karar verme becerilerini desteklemelidirler.

- Eleştiri ve yargılama dilinden çok motive edici dil kullanmalıdırlar.